Anasayfa | Amaçlarımız | Duyurular | Üyelik | Klinik Eczacılık | İlaç Kullanımı | Arşiv | Z. Defteri | Yapılanma | Linkler | Bize Ulaşın
e-posta: şifre:

Klinik Eczacılık

Klinik Eczacılık Nedir?
Tarihçe
Klinik Eczacının Görevleri

Hasta Profili Oluşturmak
Hasta Eğitimi
İlaç Danışmanlığı
Klinik Farmakokinetik
İlaç ve Hasta Takibi
Parenteral Çözeltiler
Tek Dozlu İlaç Dağıtım Sistemi
İlaç Etkileşimlerinin Önlenmesi
İlk Yardım
Uzmanlık Alanları

Klinik Eczacılık Eğitimi

Amerika'daki Eğitim
Ülkemizdeki Eğitim

 
Klinik Eczacılık Nedir?
 

Klinik eczacılık, eczacının tüm eczacılık bilgilerini hasta yararına kullanması anlamına gelen bir halk sağlığı bilimidir. Klinik eczacılık kavramı, içerdiği klinik kelimesinden dolayı çoğu zaman hastane eczacılığı olarak algılanmaktadır. Oysa ki buradaki klinik kelimesi hasta odaklı eczacı anlamına gelmektedir. Günümüzde klinik eczacılık hizmetleri sadece hastanelerde değil, eczanelerde ve eczacıların görev yaptıkları diğer alanlarda da verilmektedir. Son yıllarda klinik eczacılık terimi yerine kendisiyle aynı anlamı taşıyan “pharmacuetical care” (eczacılık hizmetleri), “pharmacy practice” (eczacılık uygulamaları), “patient oriented pharmacy” (hasta odaklı eczacılık) ve “social pharmacy” (sosyal eczacılık) gibi ifadeler de kullanılmaya başlanmıştır.

 

Tarihçe
 

Eczacılık mesleğinin tarihine bakacak olursak 1940’lı yıllara kadar doğal kaynaklı ilaçların üretildiği geleneklsel eczacılık dönemini görürüz. Bu yıllardan sonra bilim ve teknolojinin gelişmesiyle sentetik ilaç üretimi hızlanmış ve 1970’li yıllara kadar sürecek endüstriyel eczacılık dönemi başlamıştır. Gelişen ilaç endüstrisi eczacının geleneksel işlevlerini azaltmış ve çalışma alanları daralan eczacıları farklı arayışlara yöneltmiştir. Özellikle ABD’deki eczacılık otoriteleri, eczacının hasta tedavisinde daha etkin bir rol alması gerektiği görüşünden yola çıkarak, eczacılık mesleğine yeni sorumluluklar kazandıran "klinik eczacılık" kavramını ortaya atmışlardır. Sonraki tarihlerde başka ülkeler tarafından da benimsenen klinik eczacılık uygulamalrıyla eczacılara daha fazla iş imkanı sunulmuş ve meslek hakkettiği saygınlığı kazanmaya başlamıştır.

1991 yılında Marmara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’nde açılan Klinik Farmasi Yüksek Lisans Programı ile ülkemizde de klinik eczacılık eğitimine bir adım atılmış oldu. 1995 yılında aynı fakültenin 4.sınıf programına alınan klinik eczacılık dersi 1998-99 öğretim yılından itibaren uygulamalı olarak verilmeye başlanmıştır. 1996 yılında Klinik Eczacılık Bilim Dalı’nın kurulmasını takiben bu alanda görev alacak öğretim elemanlarının yetiştirilmesi amacıyla doktora programı da açılmıştır. Ankara Üniversitesi’ndeki Klinik Eczacılık Yüksek Lisans Programı ve Hacettepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi 4.sınıf programında yer alan klinik eczacılık dersi, konunun ülkemizde de yayılmaya başladığının bir göstergesidir.

 

Klinik Eczacının Görevleri
 

Hasta Profili Oluşturmak

Hastane veya eczanede çalışan eczacılar tüm hastalarına bir dosya tutarlar. Bu dosyada hastanın kişisel bilgilerinin yanı sıra, alerji öyküsü, hastalık ve ilaç geçmişi ve tedavi rejimleri yer alır. Hasta izlenmesinde eczacılara kolaylık sağlar.
Hasta Eğitimi
Hastaların tedavileri ve özellikle de ilaçları hakkında bilgilendirilmeleri eczacıların en önemli görevlerinden biridir. İlaç kullanımı, doz, yan etki, uyarılar vb. bilgilerin aktarıldığı hasta eğitiminde farklı yöntemler kullanılmaktadır. Sözlü anlatım, yazılı bilgi içeren formlar, görsel - işitsel yöntemler, grup eğitimleri bu yöntemlerden bazılarıdır. Bilgilerin kalıcı olması, ayrıntıya yer verilebilmesi, hastaya başkası tarafından da ulaştırılabilmesi bakımından yazılı yöntem basit ve avantajlı bir eğitim yöntemidir. Klinik eczacılık uygulamalarının yaygın olarak yapıldığı ABD’de eczanelerin bir bölümü “Hasta Eğitim Odası” olarak kullanılmakta eğitim almak isteyen hastalara bahsetmiş olduğumuz bu yöntemlerle eğitim verilmektedir.
İlaç Danışmanlığı
İlaçla ilgili yoğun bir eğitim alan eczacıların bu konuda danışmanlık yapmaları en doğal işlevlerinden biri olmalıdır. Kitaplar, bilimsel makaleler, tezler, ilaç rehberleri, bilgisayar programları ve gelişen teknolojinin son yeniliklerinden internet, klinik eczacıların bu hizmeti verebilmek için sıkça başvurdukları kaynaklardır. Yurtdışındaki sağlık bilimleri kütüphanelerinin ve hastanelerin “İlaç Danışma” bölümleri klinik eczacıların sorumlulukları altındadır. Eczacılar burada, gün boyunca gelen sorulara telefonla yanıt vermeye çalışıyorlar.
Klinik Farmakokinetik
Hastanelerde çalışan klinik eczacılar, yatan hastaların kinetik parametrelerini günlük olarak hesaplar, doz veya doz aralığı değişimi gereken hastaları saptar ve bu önerilerini hastanın dosyasına kaydederler. Klinik eczacılar bu sorumluluğu üstlenebilmek için eğitimleri boyunca iyi bir temel ve klinik farmakokinetik bilgisi alarak ve hastanede uygulama yaparak bu konuda yetkili hale gelirler.
İlacın İzlenmesi
Klinik eczacılar, özellikle terapötik indeksi dar olan ve toksik etki potansiyelleri fazla olan aminoglikozitler, digitaller, teofilin, antikuagülanlar, antiaritmikler, lityum, fenitoin gibi ilaçların serum düzeylerini izlemekle yükümlüdürler. Bu işlevi yerine getirebilmeleri için özellikle klinik farmakokinetik ve klinik biyokimya bilgilerinin yeterli düzeyde olması gerekir. İlacın hastadaki etkilerini değerlendirebilmeleri için biyokimyasal verileri iyi yorumlayabilmelidirler.
Parenteral Çözeltilerin Hazırlanması
İlaçların stabilitesini, ilaçlar arasındaki geçimsizlikleri ve karışım hazırlama tekniklerini iyi bilmeleri nedeniyle klinik eczacıların görev alanlarına giren konulardan bir diğeridir. Hastane eczanesinde çalışan eczacılar, laminer kabinlerde ve tamamen aseptik şartlarda kanser kemoterapisinde kullanılan karışımları ve total parenteral beslenme solüsyonlarını hazırlar, etiketler ve hastaya sunarlar.
Tek Dozlu İlaç Dağıtım Sistemi
Hastanelerde ilaçların günlük dozlar şeklinde hastaya sunulması klinik eczacılığın gereklerinden biridir. Bu uygulamayla her hastaya sadece o gün kullanacağı miktarda ilaç verilir. İlaç dozu sayılarak hastanın dolabına gönderilir veya hemşiresine teslim edilir. Gece ortaya çıkabilecek acil durumlar için her katın acil dolabında gerekli ilaçlar mevcut olup bunlar klinik eczacılar tarafından her gün sayılarak kontrol edilirler. Tek dozlu ilaç dağıtım sistemiyle ilaç suistimalinin önüne geçilir ve ekonomik açıdan tasarruf sağlanmış olur.
İlaç Etkileşimlerinin Önlenmesi
Hastanın kullandığı ilaçlar arasında oluşabilecek etkileşimlerin belirlenmesi ve gerekli uyarıların yapılarak bu etkileşimlerin önlenmesi de eczacının görevleri arasında yer alır. Bilgisayar destekli ilaç etkileşim programları ve kitapları klinik eczacıların en çok yararlandıkları kaynaklardır.
İlk Yardım
Kırık, çıkık, yanık, donma, böcek sokmaları, hayvan ısırıkları, kanama gibi tüm sağlık personelinin bilmesi gereken ilk yardım konularının yanı sıra klinik eczacılar özellikle ilaç kullanımı ile ilgili acil durumlarda ilk müdahale yapabilecek bir bilgi birikimine sahiptirler. İlaç alerjileri (örn. Penisilin alerjisi), ilaç zehirlenmeleri, ilaç yan etkileri, akut astım krizi, hipoglisemi koması, hipertansiyon krizi, şok vb. durumlar bunlardan bazılarıdır.
Uzmanlık Alanları
Klinik eczacıların buraya kadar bahsetmiş olduğumuz genel görevleri dışında uzmanlaşma yoluna giderek çalıştıkları özel alanlar da vardır. Bu alanlardan bazıları pediatrik klinik eczacılık, klinik toksikoloji, onkolojik eczacılık ve radyofarmasidir.

 

Klinik Eczacılık Eğitimi
 

Amerika'daki Eğitim

Klinik eczacılığın doğuş yeri olarak kabul edilen Amerika’da klinik eczacılığın eğitim süresi 6 yıldır. Bunun ilk 2 yılını fakülte öncesi temel eğitim oluşturmaktadır. Eczacılığa giriş niteliğindeki bu 2 yıl içinde öğrenciler fizik, kimya, biyoloji, matematik, istatistik gibi dersleri başarıyla tamamladıktan sonra eczacılık eğitimine hak kazanabiliyorlar. 4 yıllık eğitimleri süresince öğrencilere, klinik eczacılığın yukarıda bahsetmiş olduğumuz tüm hizmetlerini yerine getirebilecekleri bir eğitim verilmektedir. Bu eğitim sisteminde göze çarpan önemli unsurlardan biri laboratuvar saatlerinin oldukça az olması ve bunlardan boşalan saatlerin eczane ve hastane uygulamalarıyla doldurulmuş olmasıdır. İlaç kimyasının bile vaka örnekleri üzerinden anlatıldığı bu eğitim modelinde öğrenciler yoğun bir biyomedikal eğitim alarak ve yaklaşık 9 ay gibi bir süre (son sınıf rotasyonları) klinik staj yaparak klinik eczacı olarak mezun oluyorlar.
Ülkemizdeki Eğitim
Ülkemizde ise gerçek anlamda bir klinik eczacılık eğitimi ancak lisansüstü düzeyde verilmektedir. Verilen yoğun teorik derslerin yanı sıra öğrencilerin 2 yarıyıl boyunca hastanenin dahiliye, pediatri, genel cerrahi ve eczane gibi farklı bölümlerinde staj yapma imkanlarının olması, bu konudaki bilgi açıklarının kapanmasına yardımcı olmaktadır. Marmara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’nin 3.sınıf öğrencileri için bu yıl uygulamaya koyduğu yeni eğitim modelinde öğrenciler, aldıkları teorik klinik eczacılık dersiyle birlikte haftada 1 saat hastane servislerinde gözlem yapabilme fırsatına sahip oldular.

Klinik eczacılık eğitimine geçilebilmesi için klasik eğitimimizde kademeli olarak bazı değişikliklerin yapılması gerektiğini düşünüyoruz. Avrupa Topluluğu’na girmeyi hedeflediğimiz bir dönemde eczacılarımızın da Avrupa ve dünya standartlarına uygun bir şekilde yetiştirilmesi gerekiyor. Mevcut eğitim sistemimizde oldukça fazla sayıda olan ve öğrencilerin “günlük hayatta hiç kullanmıyoruz” dedikleri uygulamaların saatlerinde yeni düzenlemelere gidilmesi, laboratuvarlardan boşlan saatlerin “hastaya yönelik” derslerle doldurulması, halk sağlığının bir parçası olarak kabul edilen eczacılara hastane servislerinde de staj imkanı tanınması ve bir ticaret kurumu olmaya yüz tutmuş olan mesleğimize klinik bir vizyon kazandırılması, yapılması gerekli olan değişikliklerden birkaçıdır.





Webmaster Bedreddin ŞAHBAZ
Grafik Gürkan CEZAN
Copyright by Klinik Eczacılık Derneği 2002-2014 ©